Tıpkı daha önce internette olduğu gibi, Maker Hareketi  startuplar ve endüstriler için üretim sektöründe devrim yaratıyor.

Çin’deki fabrikaları ziyaret ettiğim ve öğrendiğim yıllarda bunu bir an önce insanlara anlatmalıyım! düşüncesi ile yanıp tutuşuyordum.Tabii ki herkes genel olarak Çin imalatının yükselişini ve Çin’in  dünyanın atölyesi rolüne sahip olduğunu biliyordu. Ancak, bilgisayarları, akıllı telefonları ve diğer birçok şeyi ortaya çıkaran fabrikaları görme deneyimi  kulaktan dolma “düşük ücretli Çin atölyeleri” söylentisinden çok farklıydı ve bu konuda insanların hiçbir fikri olmadığı belliydi.

Elbette, düşük ücretler, uygulanmayan ve gevşek mevzuat bir de çevresel standartlar büyük avantajlardı. Ancak, Shenzhen gibi yerlerde, endüstriyel ekosistemin hızı oldukça şaşırtıcıydı. Ve tabi ki tedarik zincirinin oldukça yoğun bir yapıda oluşu; örneğin bir klavye ya da konnetöre ihtiyacınız varsa 1 saatlik mesafe içerisinde 5 tane tedarik edebileceğiniz nokta vardı.

Ve tabiki bir can alıcı unsur gerekiyordu: Chicago daki bir müşterinin online bir akıllı telefon alışverişine izin veren yeni bağlantı ve lojistik araçları sayesinde siparişin bir araya getirileceği ve ardından Hong Kong’ta ki hava alanından ABD ye gönderileceği Çin’deki üretim birimine iletilmesi sağlandı. Bu yeni araçlar gerçekten önemlidir: Çin çok uzun bir süre düşük ücretlerle üretim yapıyordu (bu şekilde fabrika alanında hızlı bir şekilde yükselmeye başlamıştı). Çevreyi uzun yıllar tahrip etmişti (ve temizlemeye çalışıyordu).  Fakat Çin fabrikalarının dünya üretim ve pazarlama zincirine girebilmesinin asıl nedeni işte kurmuş olduğu bağlantı ve lojistik ağıdır. Ben bu hikayeyi  dokuz yıl önce bu tür bir bağlantı ağının kurulmasına öncülük eden bir şirkette “Çin Yapıyor Dünya Taklit ediyor” diye nakletmiştim.

Son yıllarda buna yine benzer duygular yaşadım. Neden mi? Çünkü Amerika genelin de “Maker Hareketi”nin birçok şubesine rastladım. Bu önemli bir olay. İnsanlar dikkatini bu alana yöneltmeli!

Herhalde bir kısmınız bu hareketi duymuş veya Maker Fuarlarından birini görmüşsünüzdür. Fakat tahminimce birçok kişi bunu ekonomik, teknolojik veyahut şehir kalkınma gücü olarak görmek yerine bu harekete  sanatsal, zekice bir hobi olarak yaklaşıyor. Neden böyle yaklaşmamanız gerektiğini bazı nedenleriyle açıklayayım…

ARKA PLAN

Gelelim bu hareketin ne olduğuna ve önemini anlamaya… Son zamanlardaki siyasi konuşmaları dinleyen veya talk show izleyen veyahut “Made in China” etiketli perakende mağazalarını gören herkes artık Amerikanın bir şey yapamadığını düşünüyor. İnsanların böyle düşünmelerine sebebiyet veren açık veya örtük birçok sebep var. Yüksek Maliyetli üretim şüphesiz geçen nesilde dünyanın geri kalanından Çin’e kaymıştır. Ekonomiler zenginleştikçe imalatın üretim ve iş gücü içerisindeki payı giderek azalmış ve hizmet sektörü daha hızlı büyümeye başlamıştır. Bu pro-imalat,  endüstriyel hükümet politikaları izleyen ekonomilerde bile geçerli bir durumdur. Almanya ve Japonya karşılaştırılarak örnek verilebilir.

İşte imalatın verimliliği arttıkça, imalat işlerinin payı, üretim payından bile hızlı düşüyor.  “Herkesin büyük babası bir fabrikada çalıştı” bu giderek azalıyor.

Gerçek bir değişim var. Amerika’da daha az kişi artık imalat sektöründe çalışıyor. Fakat Amerikanın hala yapmakta olduğu şeylerin çeşitliliği yüzünden bu alanda çalışanların sayısı daha fazla görünüyor. Tüketiciler doğal olarak: TV, elektronik cihazlar, aygıtlar gibi tüketim mallarını daha çok görecektir. Bu alanlar üretimin orantısız bir şekilde yurt dışına kaydırıldığı alanlar. Walmart ya da Costco’ da bir yürüyün (alışveriş mağazaları), neredeyse her şey Çin’den gelmiş gibi görünüyor. ABD ye ait ileri düzey sermaye malları nadiren gözümüze çarpar (Boeing uçakları , GE veya Pratt&Whitney motorları bunun istisnasıdır.) Apple bilgisayar ve telefonlarında “Çin’de bir araya getirilmiş” yazan etiketler görüyoruz ve bunun ne anlama geldiğine dair birçok yorum yapıyoruz. Bu etiketler Mac ya da Iphone’un parçalarının Çin’e nazaran daha zengin olan Japonya, Almanya, Güney Kore gibi ülkelerden getirtilip, Çin de birleştirildiği ve bunların Amerika yapımı olmaktan uzak olduğu gerçeğini gizlemeye yaramaktadır. Sözümü tamamlayacak olursam Amerika da durumun gerçekten daha kötü olduğu kanılarına rağmen imalat sektörü gelişmiş ülkelerde de göreli olarak gerilemektedir. Ve yine yüksek gelirli ve toplu istihdam olanağı sunan imalatın gerilemesi orta gelirli meslek grupları üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. Bu nedenle Kauffman Vakfı tarafından tekrar edilen son bulgular ele alındığında yeni imalatı teşvik etmek bir artı olarak,  ilk birkaç yılı içerisinde olan şirketlerden geldiğini ifade etti.

Yani eski şirketler zamanla monotonlaşıp yavaşladığından, bazıları işinden başka alanlara yöneldiğinden, net iş büyümeleri yeni kurulan şirketler sayesinde gerçekleşmektedir.

Peki bunun Maker hareketi ile ne ilgisi var dediğinizi duyar gibiyim. Üretim sektöründeki yeni şirketlerin işlerine başlaması ve bu işleri yürütmesi oldukça kolaylaştı. Neden mi? Araçların devrimi sayesinde!

YENİ ARAÇLAR, YENİ ŞİRKETLER

Kendi işimle karşılaştırarak yeni nesil üretim araçlarının yarattığı farkı nihayet anladım; yazmak ve yayımlamak.

Gazetecilik işinin içinde olan herkes A.J Liebling’in The New Yorker’da:  “Basın özgürlüğü yalnızca kendi sahiplerine garanti edilir” diye bahsettiği şeyi bilir. Liebling bunu 1960’ta yazdı.  Az ya da çok  geçmişte olduğu gibi düşüncelerinizi evinizin dışına taşımak istiyorsanız bunu tek başınıza yapamazsınız. Sınırlı  sayıda güçlü ve sermayesi yoğun şirketlerle çalışmaktan başka seçeneğiniz yoktu.  Yazılarınızı yayınlatmak için bir gazete ya da dergi ile anlaşmak zorundaydınız çünkü baskı makineleri, dağıtım ağları ve gazetecileri onlar kontrol ediyorlardı (eski günleri hatırlıyorum da bir haberle ilgili tepki vermek, ve sonrasında telefon etmek yada mektup yollamak- evet gerçek bir mektup – birkaç aracının elindeydi ve onların dikkatini çekmek zorundaydı). Televizyon ya da radyo muhabirlerinin ilgisini çekmek zorundaydınız, çünkü onlar sizi havalara uçurabilirlerdi. Eğer anlatmak istediğiniz hikaye daha uzunsa ;bir yayın evini kitabınızı yayınlaması için ikna etmek zorundaydınız. Kapı kapı dolaşmaktan daha kısa bir yol olduğu için sektördeki bir arabulucuyla anlaşmaya varmak gerekliydi ve ara bulucu olarak çalışan kişiler yayıncı ve yayımcıların arası arabulucu olarak çalışanlar açısından çok kötü oldu. Ancak yeni araçlar  eşi benzeri olmayan bir düşünce boşaltımı çılgınlığına neden oldu. Bloglar,  Tweetler, Youtube videoları, İnstagram fotoğrafları, podcast’ler, Reddit ve Facebook toplulukları, milyarlarca günlük metin mesajları… bunlardan birçoğu önemsiz olabilir hatta bazıları yıkıcı boyutlara ulaşabilir. Fakat bir araya geldiklerinde, üretim araçlarında ilerleme sağladığı için tamamen farklı bir iletişim ve bilgi formu ve sayısız yeni işletme operasyonları ürettiler.

Yine araçları temel alan etkisi oldukça derin olan bir değişiklik daha var aklımıza dahi gelmeyen. Bilgisayar kullanımını ve word işleminin ilk kullanıldığı zamanlarda, bir şey yazmak istiyorsanız elektronik hayatın birçok detayına hakim olmak zorundaydınız. Benim ilk kullandığım bilgisayar; 1970 lerin sonuna doğru Ohio’da ki fındık işletme tesisinden satın aldığım bilgisayardı. Elektrikli kalem uygulamasını kullanabilmem için yeniden programlamam gerekiyordu. Şimdi insanlar Word, Pages ve diğer programlar hakkında homurdanıyorlar fakat onları kullanmak gerçek bir kurşun kalem almak kadar öngörü gerektirir. Web tasarımının ilk zamanlarında online bir şey oluşturmak istiyorsanız düzenleme kodlarının hepsini bilmek gerekiyordu. Oysa şimdi kodu kopyala, sonrasında paylaş veya yolla ya da yükle tuşuna bas işte bu kadar kolay işi yapmak. Bir nesil önce bilinmeyen araçlar şimdi her yerde var ve iletişim, bağlantıya dair birçok şeyi tamamen değiştirdiler.

YAPIM ARAÇLARI

Benzer bir şey de Maker hareketini teşvik ediyor. Kapitalist ağır sanayi çağından bu yana üretimde başarılı olabilmek için sermayeye ihtiyacınız vardı.  Dev üretim ekipmanları için para lazımdı. Çelik yapıyorsanız dev fırınlar, araba üretiyorsanız montaj hatları, motor üretiyorsanız makine aletleri, monte ediyorsanız koordine edilmiş tedarik zincirleri vs… Ardından depolarda dağıtım düzenlemeleri yapmak ve bunların envanter kayıtlarını tutmak zorundaydınız. Tüm bunlar sektöre yeni girecek firmalar için zor, pahalı ve yüksek risk barındıran engeller oluşturuyordu.

Araç devrimini son yıllardaki dönüşümü aynı zamanda üretimi de değiştirdi. 3D yazımın bir kombinasyonu (insanlar fabrikaya gitmek yerine prototipleri kendisi yapabilir, revize edebilir, kendileri için yüksek değerli ve düşük değerli ürünler üretebilir hale geldi.) çok daha ucuz lazer kesiciler, freze makineleri ve diğer sofistike makine araçları; Arduino kontrollerinin evrimi, tasarımcılara tüm kodlamaları yapmadan  çeşitli elektronik fonksiyonlar eklemelerine imkan sağlıyor. Bu son işlevi online görüntü ve videolara basit işlevler yerleştirmek gibi düşünebilirsiniz.

Bu teknolojik gelişmelere paralel olarak örgütsel değişiklikler meydana gelmiştir. Örnek olarak; Maker alanlarının yükselişi ve insanların yüksek donanımlı makineleri ücretsiz veya çok düşük maliyetlerle kullanabilecekleri ortak çalışma alanları ve üniversiteler, kolejler,şirketler, yerel girişimciler arasında donanım uzmanları yetiştirmek amacıyla işbirliğinin artması gösterilebilir. Bu işbirliğine dayalı alanların en büyük hedeflerinden biri San Francisco’daki “Highway 1”.

TÜM BUNLAR NE  ANLAMA  GELİYOR?

Firstbuild adında benzersiz ve meşhur bir maker alanının Ceo’su Venkat Venkatakrishnan, bu yılın başlarında Lousville’de bana “On yıl önce bu imkansızdı” dedi. FirstBuild benzersizdir çünkü GE  (General Elektrik) tarafından araç-gereç bölümünün yan kuruluşu olarak ve çevik maker ruhunu tasarım aşamasına getirebilmek için büyük bir çaba sonucu kurulmuştur.

Venkat, Maker hareketi düşük maliyetlerle üretim yapmamızı sağlayan birtakım teknoloji ve araç buluyor işte değişen bu dedi. GE gibi büyük firmalar işlerini her bir yeni ürünün milyonlarca dolar anlamına geldiği yüksek maliyetli, fabrika ölçekli çok yüksek bahisli üretim üzerine inşa eder. İşte FirstBuild bunların tam tersine; daha küçük, daha hızlı daha fazla özelleştirilebilir seçeneklerine sahip.

“Artık 8000 dolarlık devre tahtası değirmeni alabiliyorsunuz. Önceleri cihazınız için devre kartı arıyorsanız bunu alabileceğiniz tek yer Çin’di. Bugün bu araçları kendim üretip hızlıca bir şekilde kargolayabiliyorum. Aynı şekilde bugün ben büyük boy değilde küçük boy lazer kesicileri kendim yapabiliyorum. 10 sene önce bunlar yoktu. O günlerde şu anda geldiğimiz noktayı tahmin etmek imkansızdı.

 

 

Kaynak

 

Yazar Hakkında

maker
Yönetici

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

*